Tag Archives: vietnam fotoğrafları

  • .
  • .
  • .
  • .
  • .
  • .
  • .
FOTOĞRAF SEÇİCİ
Hasan YELKEN

Diyafram'ın Bütün Arşivlerine
Buradan Ulaşabilirsiniz


GAFSAD SPONSOR REKLAM

Gafsad Blog - Makale

uzun Uzun Pozlama Tekniği...

Yeterli sabır ve görüşe sahipseniz başarılı olabileceğiniz bir tekniktir uzun pozlama. Dakikalarca hatta saatlerce tek bir kare fotoğraf için makinanızın arkasında beklemek sabır gerektiren bir iştir. Fotoğraf üretiminin sayıca daha az olacağını da tahmin edersiniz. Bununla birlikte çok güzel sonuçlar almanız mümkün. Tekniği kullanırken bazı donanımlara ihtiyacımız olacak. Bu donanımları beraber inceleyelim.

Fotoğraf Makinası : B(bulb) modu olan fotoğraf makinası seçimleri uzun pozlama tekniği için yerinde olacaktır. Hemen hemen tüm SLR modellerde bu özellik mevcuttur. Ayna kilidi (mirror lock up) özelliği olan SLR modelleri tavsiye ederim. Bu özellik genellikle D-SLR’lerde mevcut. SLR makinanız yoksa üzülmeyin. Pek çok kompakt modeller ile de 30 saniyeye kadar pozlama yapmak mümkün. Makina seçimini elde etmek istediğimiz görüntüye göre belirlemek yerinde olacaktır.

Tripod : Sağlam bir tripod uzun pozlama tekniğinin vazgeçilmezlerindendir. Dakikalarca pozlama yapılacağı düşünüldüğünde makinanın sabitlenmesinin ne kadar kritik olduğu ortaya çıkar. Su ve bulut hareketlerini almak istediğimiz rüzgarlı günlerde yanınızda tripoda ağırlık asmak için bir torba bulundurmanız faydalı olacaktır. Çevreden bulacağınız ağır bir taşı bu torba yardımı ile tripodu sabitlemede kullanıp hem tripodun titremesini hem de talihsiz kazaları önleyebilirsiniz.

Deklanşör Kablosu/Uzaktan Kumanda : SLR makina kullanıyorsanız deklanşör kablosu, D-SLR kullanıyorsanız uzaktan kumanda 30 saniyenin üzerine çıkmak istediğiniz pozlama süresini size B(bulb) modu ile sağlayacaktır. Fotoğraf makinası B konumundayken deklanşöre bastığınızda perde (obtüratör) açılır ve film yada sensör pozlanmaya başlar. Deklanşöre basmayı bırakana dek perde açık kalır ve film yada sensör görüntüyü kaydeder. Dakikalarca parmağınızı deklanşörde basılı tutmak mümkün olmayacağı için deklanşör ara kablosu yada uzaktan kumanda kullanılması gereklidir. Böylece olabilecek titreşimler de engellenecektir. Her ikisi de mevcut değilde üzülmeyin. Makinanızın zamanlayıcısını kullanarak 30 saniye pozlama süresine kadar çekimler yapabilirsiniz.

ND(Neutral Density), Grad. ND (Graduated Neutral Density) ve Polarize Filtreler : Zorunlu olmamakla beraber çalışma zamanını arttırmak ve farklı ışık koşullarını dengelemek amaçlı kullanılır. ND filtreler gri renktedirler. Işık engelleme miktarına göre 2X, 4X, 8X olacak şekilde sınıflandırılırlar. 2X 1 stopluk, 4X 2 stopluk ve 8X de 3 stopluk bir ışık azaltımı sağlayacaktır. Uzun pozlama yaparken bu filtrelerden bir veya birden fazlasının kullanılması, güneş ışığının sertleşmeye başladığı anlarda da çalışmaya imkan sağlar. Grad. ND filtrelerin yarısı beyaz yarısı gri renktedir. Yoğunluk sınıflandırması ND filtreler gibidir. Gökyüzünün daha ışıklı, kalan kısımların daha az ışıklı olduğu durumlarda ışığı dengelemek amaçlı kullanılır.

Yardımcı Işık Kaynakları : Harici flaş veya el fenerinin yanınızda bulunması karanlıkta kalan nesneleri aydınlatma açısından faydalı olacaktır.

Objektifler : Çekilmesi planlanan kompozisyona uygun tüm objektifleri kullanabilirsiniz.

Çekime çıkmadan önce makinamızın pillerinin tam dolu olduğundan emin olmakta fayda vardır. Aksi taktirde çekim esnasında pilin bitmesi makinanızı aynalar yukarıda iken kilitleyebilir. Yedek bir pil bulundurulması oldukça faydalı olacaktır. Gerekli olan donanımlar temin edildikten ve pillerde tam dolu hale getirildikten sonra sıra çekim yapmaya geldi. Uzun pozlama yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta pozlama süresinde kadrajımızda sabit olan ve hareket eden nesnelerin bulunmasıdır. Sabit nesnelerin net, hareket eden nesnelerin hareketi çektiğimiz fotoğrafın anlatım ve estetik gücünü arttıracaktır. Bu sebeple deniz, su, bulutlar, araçlar, insanlar vs. gibi hareketli nesnelerin olduğu mekanları seçmek yerinde olacaktır. Uygun mekanı önceden keşfetmek, kompozisyon kararları açısından oldukça faydalıdır. Güneş hareketlerini izleyerek mekanın en uygun zamanının sabah saatleri mi yoksa akşam saatleri mi olduğuna karar verilmelidir. Uzun pozlama için sabah güneş doğmadan hemen önce ve akşam gün batımı saatlerinde çalışmak gerekir. Güneş ışığının sertleştiği saatlerde uzun pozlama (30sn ve üzeri) değerlerine ulaşmak
mümkün değildir, hareketli nesnelerin hareketini vermek kolay olmayacaktır. Polarize, ND ve Grad. ND filtreler objektife takılarak pozlama ve çalışma süresi uzatılabilir. Ancak yine de güneş ışığı sertleştiğinde filtrelerin de yeterli gelmeyeceğini gözden kaçırmamak gerekir. Ayrıca uzun pozlama tekniği ile sayıca daha az fotoğraf elde edileceğinden çalışma süresinin uzatılması kritiktir. Suyun hareketi alınacaksa suyun durgun olmadığı günler seçilirse daha güzel kareler elde etmek mümkün olacaktır. Yine bulut hareketlerinin yoğun olduğu günlerde yapılan çekimlerde bulutların
hareketi anlatımınızı güçlendirecektir.

Doğada gökyüzündeki yıldızların hareketinin çekilmesi de oldukça güzel sonuçlar verecektir. Böylesi bir fotoğraf oluşturmak için etrafta hiç bir ışık kaynağı olmadığına dikkat edin. Yıldızların hareketlerini kaydedebilmek için şehirden uzaklaşın. D-SLR makinaların pilleri tam dolu oldukları taktirde 6-8 saat pozlama yapmanıza izin verecektir. İkinci bir pozlama için yanınızda mutlaka yedek pil bulundurun. SLR makinalarda ise pil sadece poz saatini çalıştırdığı için böylesi bir sorunu yoktur. Konu ile ilgili sorularınızı e-posta adresime gönderirseniz elimden geldiğince yanıtlamaya çalışacağım.
Başka bir yazıda görüşmek üzere bol fotoğraflı günler…

Hazırlayan : H.İBRAHİM ERGUNDA

birkarefotograf-hangi-fotograf-makinesi-21 Geçmişten Günümüze Fotoğraf Mak...

Fotoğraf makinası, daire biçiminde ters bir görüntünün oluştuğu bir karanlık odadır. Görüntü, tepe noktası ön kısmında açılmış bir delik üzerinde yer alan ışıklı koninin tabanında bulunur. “Objektif” denilen bu delik, bir mercekle ya da bir mercek takımıyla donatılmıştır. Karanlık odanın dip kısmı, “buzlu cam” kapsayan bir şasiden meydana gelir. Çekilecek konunun görüntüsü bu cam üzerine düşürülerek netliği ayarlanır ve çekim sırasında burası duyarlı yüzeyle kaplanır.

1300 yıllarında objektifsiz “Camera Obscura” Araplar tarafından (İbn-El Haitham ve Kamaladdın) ortaya çıkarılmıştır. Ancak Rönesans döneminde ressamlar, resimde perspektife başvurmaya başlayınca Camera Obscura’yı (karanlık kutu) kullanmışlardır. 1452-1517 yıllarında yaşayan Leonardo da Vinci, fotoğrafla da ilgilenmiş ve camera obscura’nın tanımını yapmıştır. Aynı zamanda görüntü oluşumunun insan gözünde de meydana geldiğini açıklamıştır. Leonardo da Vinci “Camera Obscura”yı yani karanlık kutunun genel prensibini şöyle tanımlamıştır: “Dışarıda duran cisimler öndeki yüzeye delinmiş olan küçük bir delikten karşı duvara ters görüntüler şeklinde yansımaktadır.”

Camera Obscura

1550 yılında Nürnbergli Cardan, küp biçimindeki kameranın önündeki deliğe ufak bir cam küre yerleştirmiştir. Kısa bir süre sonra İngiliz bilgin Newton, cam küre yerine mercek kullanarak bugünkü kameranın ilk adımını atmıştır.

1568’de Johann Zahn, Wurzburg’da optik ile ilgili bir kitap yayınlamış ve Obscura hakkında açıklamalar yapmıştır. Bu Camera Obscura; bir mercek, netliği ayarlayan hareketli bir tüp ve görüntüyü ters olarak yansıtan bir aynadan oluşmaktadır.

1795 yılından sonra Nicephore Niepce fotoğraf alanında yeni deneyler geliştirdi. Litografi ile ilgilenerek taşın üzerine çizilen herhangi bir resmin görünmesini sağlayacak derecede şeffaf maddeleri taş üzerine uyguladı. Bu yöntemle 1822 yılında asfalt tabaka ile kaplanmış bir cam plaka üzerine Papa VII. Plus’u gösteren resmi çizmiştir. Niepce, deneylerine devam ederek 1826 yılında evinin penceresinden çatısını dünyanın kalıcı ilk fotoğrafik görüntüsünü çekti. Bu işleme “Heliografi” yani “güneş yazısı” adını verdi. Niepce bu yıllarda Fransız mucit Daguerre ile birlikte çalışmaya başladı. Birlikte geliştirdikleri aygıt ile ışık kaynağı bol olan hareketsiz ve yakın objelerin fotoğraflarını 4 dakika gibi kısa sürede çekebiliyorlardı. Niepce 1833 yılında ölünce Daguerre, çalışmalarına yalnız devam etti ve 1837 yılında kamerada film yerine iyot buharına tutulmuş parlak yüzeyli bir gümüş levha kullandı. Pozlanan bu levhayı da civa buharında banyo ederek bir cismin görüntüsünü elde etmeyi başardı. Bu icadına “Daguerreotype” adını verdi. Daguerre’in bu çalışması Fransız Bilimler Akademisi tarafından 19 Ağustos 1839 tarihinde onaylandı ve fotoğraf, resmen bir buluş olarak ilan edildi.

1841 yılında Çekoslovak Josef Max Petzval, bir daguerreotype aygıtı yaptı. Tümü metalden yapılan bu aygıt, koni biçiminde ve bir sehpa üzerindedir. Aygıtın en geniş yerinde, buzlu cama bağlı ve netliği ayarlayan bir mercek bulunan Daguerreotype idi. Netlik ayarlandıktan sonra karanlık odada, buzlu camın yerine içinde duyarlı tabaka bulunan kaset konulmaktaydı. Üzerinde ışığı 16 kez daha güçlü geçiren bir çift mercek vardı ve bu sayede poz süresi kısaltılmıştı. Aynı yıl İngiliz William Henry Fox Talbot, modern fotoğrafa yönelik çalışmalar yapmış ve negatif-pozitif tekniğini bularak fotoğrafta yeni bir dönemin başlamasını sağlamıştır. Talbot, manzara ve anıt görüntülerini “Camera Lucida” aracılığıyla çizmeyi denemiştir. Yine 1841 yılında ilk kez elde taşınabilen küçük kamera Voiglander tarafından yapılmıştır. 1858 yılından itibaren de istenilen negatif boyutlarına göre kamera yapımına başlanmıştır. Örneğin; Thurston Thompson, VIII.Henry’nin sarayındaki Raphael’in eskizlerinin büyük reprodüksiyonlarını çekebilmek için 360 x 90 cm. boyutlarında bir kamera yapmıştır. O dönemde agrandisman baskı yerine kontakt baskı (1/1 kopya) yapılıyordu. Bu nedenle istenilen negatife göre de kamera yapılıyordu. Örneğin; George Lawrence Chicago ve Alton demiryolu şirketine ait yeni bir yolcu treninin fotoğrafını çekebilmek için özel bir kamera yapmıştır. Bu kameranın yapımında 160 kg. çimento, 150 m. ağaç kullanılmıştı. Toplam ağırlığı 409 kg. olan bu kamera odak uzaklığı 168 cm. biri geniş açılı, diğeri odak uzaklığı 300 cm. olan iki objektife sahipti.

1871 yılında Amerikalı Eastman Kodak, “Kodak” adını verdiği, film ile çalışan ilk kamerayı yapmış ve film olarak da selüloit şerit kullanmıştır. 1874 yılında Pierre Jules Cesar, kısa zamanda çok sayıda fotoğraf çekebilen bir kamera geliştirmiş ve bu kamera daha sonraki yıllarda sinematografinin doğmasına neden olmuştur. 1880 yılından sonra kameraların boyutlarında büyük ölçüde değişiklikler yapılmıştır. Daha önceki yıllarda yapılan büyük ölçüdeki kameralar yerine “dedektif kameralar” denilen şapka, baston, dürbün ve tabancaların içine sığabilecek kadar küçük boyutlarda yapılmış ve kullanılmıştır.

1890 yılında 9 x 12 cm. Linhoff kamera yapılmıştır. Bu kameranın özelliği, objektifinin içerisinde bir enstantenenin bulunması ve standart aksesuara sahip oluşu, bunların gerektiğinde değiştirilebilmesidir. 1892 yılında Londe ve Dessoudeix, üstten bakılabilen spiegelreflex kamerayı yapmışlardır. 1911’de Voiglander, tamamen metalden körüklü bir kamera yapmıştır. 1925 yılında Oscar Barnack, 24 x 36 mm.lik kamerayı yaptı ve aynı yıllarda Kodak da renkli filmini ortaya çıkardı.

1947 yılında Mr. Land polaroid makinayı icat etti. Daha sonraki yıllarda ise kamera teknolojisindeki gelişmeler, fotoğraf ve teknoloji işbirliği ile daha üst düzeylere götürülmüş, mikroskobik çalışmalar, uzay fotoğrafçılığı, sualtı fotoğrafçılığı gibi özel alanlar geliştirilmiş, çok daha detaylı bir fotoğraf tekniği oluşturulmuştur. Daguerre’in daha o tarihte hareketli körükle donatılmış kübik kutusu, optiğin ve kimyanın gelişimine uydu; bütün parçaları gerekli bütün işlemlere cevap verecek biçimde kusursuzlaştı. 19. yüzyılın sonlarında fotoğraf makinaları ve merceklerde büyük ilerlemeler sağlandı. 20. yüzyılın başından itibaren de en büyük gelişme renkler ve merceklerde oldu. Gelişen mercekler sayesinde görülebilen -ve hatta görülemeyen- herşeyin fotoğrafını çekmek mümkün oldu. Bu merceklerle ortaboy ve küçük fotoğraf makinaları seri üretimlerle piyasaya sunuldu. Bu gelişmeler sonucu elverişli bütün ışıklarda fotoğraf çekimi kolaylaştı. Fotoğraf makinalarının boyutlarının küçülmesi ile birlikte filmler de rahatça harcanabilecek kadar ucuzladı.

Fotoğraf, 1839 yılında birdenbire ortaya çıkmış bir buluş değildir. Birçok araştırmacının yüzyıllar süren çalışmalarının bir sonucudur. Özellikle Sanayi Devrimi sonrasında toplumların sosyal ve ekonomik düzeylerinin artması, burjuvazinin ve aristokrasinin kendi görüntülerini ölümsüzleştirmek istekleri, görülenin duyarlı bir yüzey üzerine geçirilmesi ve çoğaltılmasında yeni yollar aranmasını zorunlu kılmıştır. Bu zorunlulukla birlikte kimya ve optik alanında çalışanlar araştırmalarını birleştirmiş ve aralarında ortaklıklar kurarak fotoğrafın gelişimini hızlandırmışlardır.

19. yüzyıl bir keşifler yüzyılı olarak kabul edilmektedir. Fotoğraf teknolojisindeki temel ve en önemli buluşlar da bu yüzyılda gerçekleşmiştir. 1950’lerden itibaren Japon makinalarının dünyayı sarması, 1960’larda renkli fotoğrafın yaygınlaşması, 1970’lerden itibaren de baskı sistemleri ve labaratuvarların gelişmesi, 1980’lerde elektroniğin gelişimi ve fotoğrafta uygulanması, fotoğrafı kitlelere yayan dönüm noktalarıdır. İçinde olduğumuz son dönüm noktası ise bilgisayar teknolojisi ile birlikte dijital fotoğraf çağına giriştir. Tüm bunlara bakılarak fotoğrafın bir teknoloji olarak değerinin gözardı edilmemesi gerekir. Fotoğraf, gelişmenin sürmesi ve daha da hızlanabilmesi için gerekli teknolojik bilgidir. Günümüzde bu işlevini tüm görkemi ile sürdürmektedir. Elektormanyetik specturum içerisinde sadece küçücük bir alanı görmemizi sağlayan insan gözünün yerini, specturumun en kısa ve en uzun dalga boylarında varolan, gözle görülemeyen şeyleri görülebilir hale getiren fotoğraf almıştır. Görülemeyecek kadar küçük veya hızlı nesneler, erişilemeyen uzaklıklar ve katmanlar, atmosferdeki ve tüm evrendeki değişiklikler hep fotoğraf sayesinde “görülebilir” olmuştur. Bu nedenle bilimsel bir alan olan fotoğraf, biyolojiden uzay bilimine, coğrafi oluşumlardan arkeolojiye, antropolojiden sanayileşmenin sonuçlarına kadar birçok konuda bilimin yanında olmuştur. Yaşamın bütün alanlarında vazgeçilmez olan fotoğraf nedeniyle makina ve aksesuarlarındaki teknik gelişmelerde kaçınılmaz olmuş ve fotoğraf makinaları çeşitli formatlarda kulanıcılara sunulmuştur.

Fotoğraf Makinalarının Sınıflandırılması :

Genel olarak fotoğraf makinaları; 35 mm. makinalar, refleks makinaları, compact makinalar, körüklü makinalar, minyatür makinalar, stüdyo makinaları, sualtı makinaları, polaroid makinalar, otomatik ve yarı otomatik makinalar, dijital makinalar gibi çok değişik tipte ve özelliktedir. Bu kadar çok çeşit ve özellikte olduğundan sınıflandırmak da güçtür. Ancak, boyutlarına göre, kullanılış şekil ve amaçlarına ve özelliklerine göre sınıflandırmak mümkündür. Bu sınıflandırmalar arasında en bilinen ve yaygın olanı kullandıkları film boyutlarına göre sınıflandırılmasıdır. Buna göre;

1-Büyük Boy Fotoğraf Makinaları :

Bu tip makinalar, 9 x 12, 13 x 18 cm. ve daha büyük boyutlarda tabaka film kullanan makinalardır. Büyütme olanakları sayesinde yüksek kalitede görüntü elde edilen bu makinalar stüdyolarda ve dışarıda profesyonel amaçlarla mimari, endüstri, reklam ve portre fotoğrafları çekiminde kullanılırlar. Taşınabilir ve sabit olmak üzere iki türlüdür. Ağır ve elde taşınarak kullanılmaları zor olduğundan bir sehpa üzerinde bulunmaları gerekir. Makine ve objektif arasında bir küçük körük vardır. Netlik ve perspektif ayarlamaları arka kısımdaki buzlu cam üzerinden bakılarak, körüğün yukarı-aşağı, sağa-sola hareketi sayesinde en kusursuz biçimde yapılabilir. Ortalama büyüklükte bir stüdyoda portre fotoğrafları için 35 cm., grup ve boy fotoğrafları için 15 cm. veya 20 cm. odak uzaklıklı iki objektif yeterlidir.

2-Orta Boy Fotoğraf Makinaları :

6 x 4,5 cm, 6 x 6 cm, 6 x 7 cm, 6 x 8 cm ve 6 x 9 cm. boyutlarında film kullanan fotoğraf makinalarıdır. Kendi aralarında kutu makinalar, katlanabilen makinalar, çift objektifli refleks makinalar ve tek objektifli refleks makinalar olmak üzere gruplandırılabilir. Ancak günümüzde kullanılan orta boy makinalar tek objektifli taşınabilir makinalardır. Normal objektiflerinin odak uzaklıkları 80 – 127 mm arasındadır. 45 mm.’den 360 mm.’ye kadar değişik odak uzaklıklı objektif kullanırlar. Arka kısmında bulunan film magazini değiştirilerek kullandıkları film boyutları farklı boyutlarda kullanılabilir. Kod numarası 120 olan roll film ve magazin değişimi ile plan (sheet) film de kullanılabilir. Stüdyolarda, portre fotoğraflarında, basın, reklam, endüstri fotoğrafları ve moda çekimlerinde profesyoneller ve ileri düzeydeki amatörler tarafından kullanılırlar.

Orta Boy Makina

3-Küçük Boy Fotoğraf Makinaları :

Bu tip makinalar, standart 24 x 36 mm. boyutlarında film kullanan makinalardır. Küçük boyutlu ve hafif olmaları, filmlerinin ucuzluğu, sonuçlarının kaliteli olması nedeniyle profesyonel ve amatör fotoğrafçılar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Yanlış bir tanımlama ile “Leica” (Layka) makine olarak bilinirler. Çünkü Leica, bu sınıfa giren makinalardan sadece birisinin markasıdır. 24 x 36 mm. ya da 35 mm.lik makina diye tanımlamak daha doğrudur. 35 mm.lik bu küçük boy fotoğraf makinalarının normal objektifi 50 mm civarındaki odak uzaklıklı objektiflerdir. Objektifleri değiştirilebilen özellikte olan makinalar, çok değişik amaçlarla kullanılabilirler. Balık gözü, geniş, normal, tele, zoom ve makro objektifler takılarak farklı odak uzaklıktaki görüntüler elde edilebilir. Çok amaçlı olarak amatör ve profesyoneller tarafından kullanılırlar.

4- Minyatür Fotoğraf Makinaları :

Gizlenebilen, kibrit kutusu büyüklüğünde ve daha küçük boyutlarda olan makinalardır. Bu sınıfa giren değişik amaçlar için üretilmiş, saat, düğme, çakmak vb. şekillerde olan tipleri vardır. Genellikle fotoğrafı çekilen kimsenin haberi olmadan fotoğrafının çekilmesi istendiğinde kullanılan makinalardır. Görüntü boyutları çok küçük olduğundan fazla büyütme olanağı vermezler. Polis, casus ve askeri amaçlar ile gizli çekim gerektiren haberler için basın mensupları tarafından kullanılırlar.

Minyatür Makina

5- Polaroid Fotoğraf Makinaları :

Özel kullanım amacı olan, fotoğraf çekildikten sonra görüntüyü hemen fotoğraf olarak veren makinalardır. Gövde yapısı, obtüratör, objektif ve vizör sistemleri diğer makinalar gibidir. Ancak arka kısımları özel kasetli film bandını alacak şekildedir. Film bandının biri negatif, diğeri pozitif kağıt şerit şeklindedir. Fotoğraf çekildikten sonra makinanın kenarından pozitif ve negatif kağıtların ucu çekilir. Bu çekiliş sırasında negatif kağıt bir merdane etrafında döner ve pozitif kağıtla yüzyüze gelir. Kağıt üzerinde ince bir poşet içinde jelatin halinde banyo (develope) edici bir kimyasal madde vardır. Kağıt, dışarı çekiliş sırasında iki merdane arasından geçer ve geçerken de merdaneler arsında sıkışan poşet patlayarak içindeki banyo kimyasalı kağıt üzerinde hızla develope işlemine başlar. Yaklaşık bir dakika içerisinde görüntü oluşumu tamamlanır. Acil fotoğraf gerektiğinde, anı fotoğrafı çekiminde, 4 objektifli türleriyle dörtlü vesikalık çekiminde, reklam çekimleri için ışık ve düzenleme kontrolleri için kullanılmaktadır.

Polaroid Makina

6- Dijital (Sayısal) Fotoğraf Makinaları :

Piksel çözünürlük temel ilkesi ile çalışan bilgisayar devreli fotoğraf makinalarıdır. Diğer tüm fotoğraf makinaları film kullanıp, bir dizi kimyasal develope işlemi ve agrandisör baskı işleminden sonra görüntü elde edilmesini sağlarken dijital fotoğraf makinaları ile bütün bu işlemler ortadan kaldırılmıştır. Bilgisayar teknolojisinin son yıllarda çok hızlı gelişimi doğal olarak bir teknik ürün olan fotoğraf makinalarına da girmiştir. Geleneksel fotoğraf teknikleri kısa zamanda dijital teknoloji ile tanışmış ve benimsenmiştir. Bu amaçla üretilen dijital makinalar yanısıra dijital baskı makinaları, bilgisayar fotoğraf programları, scanner denilen görüntü tarayıcıları ve printerlar dijital fotoğraf makinalarının birer parçası olmuşlardır. Zoom objektif, 1/16000 enstantene, 1/500 flaş senkronu, saniyede 4,5 kare çekim hızı, 200-400-800-1600 ASA gibi geleneksel fotoğraf makinalarında var olan özellikler yanında dijital fotoğraf için gerekli bilgisayar donanımları da bu makinaların vazgeçilmezleridir. Son birkaç yıl içinde çözünürlükleri en fazla 2.740.000 piksel iken (Nikon D 1 makina), Fuji 6.1 milyon piksel çözünürlükte yeni dijital makinasını piyasaya sunmuştur. Her geçen gün de yukarıda belirttiğimiz özellikler gelişmekte ve artmaktadır. Dijital fotoğraf makinalarında elde edilen görüntüler makina belleğinde saklanarak bir bilgisayara aktarılır. Görüntü üzerinde gerekli görülen düzeltmeler, rötuş, kontrastlık, parlaklık ve renk ayarları yapılarak printerden özel olarak üretilmiş photopaper üzerine görüntü aktarılır. Ya da makine bir aparat yardımıyla veya sadece anakartı dijital baskı makinalarına yerleştirilerek doğrudan baskı elde edilir. “Camera Obscura”nın gelişimi için yüzyıllardır yapılan çalışmanın sonucu, günümüzde dijital makinaların üretilmesini ve çok yakın gelecekte de yoğun bir şekilde kullanılacağını göstermektedir. Toplumsal değişim ve teknolojik gelişim olduğu sürece (-ki olacaktır) fotoğraf teknolojisi ve onu kullanan insanlar, özellikle de fotoğraf sanatçıları yaratıcılıklarını yeni teknolojik araçlarla daha da geliştireceklerdir.

Dijital (Sayısal) Fotoğraf Makinası

Yard.Doç.Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi

Yararlanılan Kaynaklar :
-Aydemir Gökgöz, “Her Yönüyle Fotoğrafçılık”, AFA Matbaacılık, İstanbul, 1977
-A.Beyhan Özdemir, “Fotoğrafik Dilyetisinin Evrimi Bağlamında Müdahale Sorunsalı”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir, 1996
-Güler Ertan, “Çağdaş Fotografi Sanatı”, Sayılı Matbaası, İstanbul, 1977
-Mehmet Bayhan, “Günümüz Türk Fotoğrafı” Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul, 1987

pan3 Kaydırma Tekniğinin (Panning) Püf ...

Biz fotoğrafçılar hareket gördük mü hemen dondurmayı düşünürüz. Halbuki izleyiciye hareketi göstermek için fotoğrafı dondurmak yerine hissettirmek gerekir. Etrafı net olmayan hareketli nesnenin net olduğu kareler ile fotoğraflarımıza hareket hissi vermeliyiz. Peki nasıl?

Çok da zor olmayan, biraz pratik gerektiren bir yöntem, kaydırma tekniğini (panning) kullanarak izleyiciye hareketi anlatmamız daha kolay olacaktır. Tekniği hareketli nesneyi objektif ile takip ederek bir noktada çekimi yapmak olarak özetleyebiliriz. Hareketli nesneyi çekim yapacağınız noktaya gelmeden objektif ile takibe başlayıp, çekim yapacağınız noktaya geldiğinde deklanşöre basmak ve nesneyi takip etmeye devam etmek, hareketli nesnenin net kalan alanların flu olmasını sağlayacaktır. Tabiki bu işlem yapılırken hareket eden nesnenin hızına bağlı düşük enstantane hızı seçmek gerekir. Böylece hareketli nesneler net, fondaki gereksiz ayrıntılar silinmiş olacaktır.İşin en zor kısmı enstantane hızını doğru seçmek. Diyafram değerinin pek bir önemi yoktur. Bu sebeple makinanızı enstantane öncelikli pozlamaya alıp 1/60 ve daha altında bir değer seçmek işinizi kolaylaştıracaktır. Pratik yapmak tekniğin kullanımını geliştirecek daha başarılı kareler elde etmenizi sağlayacaktır. Bu tekniğin püf noktalarını kendi tecrübelerimden faydalanarak aşağıda sıraladım :

• Enstantane hızını hareketli nesnenin hızına göre 1/60 ve altında seçin

• Nesneyi daha iyi takip edebilmek için canlı görüntüleme özelliği olan bir makina ile çekim yapın. Bu özellik makinanızda yoksa vizörden bakmadığınız gözünüzü açık tutun, hareketi çekim noktanıza gelene kadar izleme şansınız olacaktır. Çok faydalı bir yöntemdir. Diğer çekimlerinizde de kullanabilirsiniz, çok faydalı bir yöntemdir.

f/9, 1/60, ISO400, objektif 140mm

•Normalden daha düşük enstantane değerlerini de deneyin. Farklı sonuçlar elde edebilirsiniz.

•Ortam çok ışıklı ise polarize veya ND filtreler kullanın.

•Tripod veya monopod kullanarak daha net fotoğraflar elde etmeniz mümkün. Yatay düzlemdeki hareketi fotoğraflıyorsanız düşey düzlemdeki hareketi engellemek hareketli nesnenin netliğini arttıracaktır. Tersi için de aynı durum sözkonusudur. Yinede ben elde çekmeyi tercih ediyorum.

f/5,6 , 1/20, ISO200, objektif 300 mm

•Makinanızı enstantane öncelikli ayarda kullanın.

•Makinanızın sürekli netleme özelliğini kullanın. Hareket esnasında deklanşöre bastığınız ana kadar makinanız sürekli netleme yapacaktır.

•Hareket tekrar ediyorsa farklı değerler ile çekiminizi tekrar edin.

f/8, 1/20,ISO200, objektif 225 mm

Bol Fotoğraflı günler…

Hazırlayan : H.İBRAHİM ERGUNDA

 

110523canonpowershotg11 Hangi Fotoğraf Makinesi Satın Alın...

“Hangi fotoğraf makinesini satınalmalıyım? Kaç megapixel olmalı? Özellikleri ne olmalı? “ soruları ile çok sık karşılaşıyorum. Bu yazımda fotoğraf makinesi seçimini yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağım.

Fotoğraf makinesi seçmeden önce aşağıdaki soruların cevaplarını bilmek, karar sürecinde yardımcı olacaktır :
1- Fotoğraf makinesini alma amacınız nedir? Anılarınızı ölümsüzleştirmek mi yoksa yaratıcı estetik fotoğraf kareleri elde etmek mi?
2- Fotoğraf makine ve ekipmanları için ne kadarlık bir bütçe ve zaman ayıracaksınız?
3- Uzun geziler boyunca omzunuzda, sırtınızda ne kadar yük taşıyabilirsiniz?

Anıları ölümsüzleştirmek adına fazla bir bütçe ayırıp bir D-SLR fotoğraf makinesi almanız, hem taşıma anlamında hem de bütçe anlamında size yük olacaktır. Böylesi bir amaç için kompakt modellerin tercih edilmesi daha uygun olacaktır. Seçim yaparken yüksek megapiksel daha iyi ve kaliteli fotoğraf algısından kurtulmak gerekir. Megapiksel sayısı çözünürlüğün ölçütüdür. Ancak büyük boyutta baskı alınmayacaksa 6 megapiksel’lik bir çözünürlük yeterli olacaktır. (örn; 6 Megapiksellik bir görüntü ile A3 ebadına kadar baskılarda başarılı olunur.) Daha büyük ebatlı baskı elde edilmek isteniyorsa çözünürlüğü daha yüksek makineler tercih etmelidir.
Kompakt Modeller

Kompakt Modeller

Anıları kaydedeyim ama birazda yaratıcı estetik çekimler yapayım diyorsanız SLR benzeri (SLR like) diye geçen modeller sizin için biçilmiş kaftandır. D-SLR benzeri menüsü, diyafram öncelikli, enstantane öncelikli, manuel kullanım modları, RAW dosya kayıt formatı, yeni çıkan modellerde flaş, objektif vs. gibi eklentileri ile amatör hatta yarı profesyonel kullanıcıları tatmin edecek tüm özelliklere sahiptir. Boyutları itibarı ile taşıması çok daha kolaydır. Her an yanınızda bulundurmanız mümkündür. Fotoğraf konusunda ilerlediğiniz taktirde eğer bir D-SLR ye geçerseniz almış olduğunuz kompakt makine işinize yarayacak bir ekipmandır.
SLR Benzeri Fotoğraf Makinesi

SLR Benzeri Fotoğraf Makinesi

SLR benzeri kompakt fotoğraf makineleriD-SLR ler profesyonel, yarı profesyonel ve ileri seviye kullanıcılara hitap edecektir. Bütçeniz ve zamanınız müsaitse D-SLR makine ile çekim, oldukça yaratıcı bir süreçtir. Sabırla öncelikle makinenin kullanımını, ardından da fotoğrafın yapısal özelliklerini öğrenmek gerekecektir. Tabiki çekim yapmak için gezmek veya stüdyoda zaman harcamak makinenin hakkını vermek için olmazsa olmazlardandır. Geliştikçe ve pratik yaptıkça ekipman ihtiyacı uzmanlaşılacak konuya göre gelişecektir. Başta verilecek doğru kararlar ilerideki ekipman teminini kolaylaştırır. D-SLR marka tercihi mutlaka 2. el alış satış imkanları, ileriye yönelik objektif ve diğer ekipman ihtiyaçları araştırılarak karar verilmelidir. Bir objektif seti oluşturulduğunda marka değiştirmek bütçe anlamında oldukça külfetli olacaktır. D-SLR makine alındığında farklı tür fotoğraf elde edebilmek için farklı odak uzunluğuna ve özelliklere sahip objektifler, flaş ve filtreler gibi farklı ekipmanlara da yatırım yapılacağı unutulmamalıdır. İlk başta gövde ile alınacak/alınmış olan kit objektiflerinin performans ve odak uzunlukları gelişim sürecinde yeterli gelmeyecektir. Yeni alınacak objektiflerde de optik kalite, diyafram aralıkları iyi araştırılmalı ve amacına uygun kararlar verilmelidir.
Yarı profesyonel D-SLR makine

Yarı profesyonel D-SLR makine

Her ne kadar fotoğraf çalışanlar çekim yaptıkları makineler ile övünsede, çok iyi makineler kullanıp fotoğraf anlamında üretimleri olmayan pek çok kullanıcı mevcuttur. Aslolan kişinin fotoğrafın yapısal özelliklerini ne kadar öğrendiğine ve ne kadar çekim yaptığına bağlı olduğu unutulmamalıdır. Fotoğraf makinesi ise bir araçtır. Bol fotoğraflı günler…
Profesyonel D-SLR makine

Hazırlayan : H.İBRAHİM ERGUNDA

Gafsad'da Neler Yeni?

gosteri_yeni Fırat KIZTANRI Fotoğraf Gösterisi...

02.03.2017 tarihinde Fırat Kıztanrı’nın Gösterilerini izlemek üzere tüm fotoğraf severleri derneğimize bekliyoruz.

gosteri Dilek Erdoğan Gösteri...

Tüm değerli fotoğraf severleri 09.02.2017 tarihindeki gösterimize bekliyoruz…

hasan_yelken Hasan Yelken Gösteri...
gosteri Halil Dilsiz Gösteri...